ÖZBEK

Urla’yı ziyaret edecekler için tavsiyemiz, birbirinden çeşitli doğal lezzetleri deneyebilmeleri için tatillerini Mart Dokuzu etkinliğine denk getirmelisiniz ya da her gün düzenlenen balık kantosuna mutlaka katılmalısınız. 

Urla’nın yaklaşık 9 km kuzeybatısında yer alan Özbek Köyü ve ismini verdiği yarımadanın en önemli özelliği; Urla Yarımadası’nın en erken yaşam izlerini oluşturan, Paleolitik devre ait bir el baltasının, geçmişte farklı isimlerle anılan Özbek Yarımadası’nın kuzeydoğusunda yer alan Menteş bölgesindeki Dedetepe’nin kuzey eteklerinde ele geçmiş olmasıdır. Çakmak taşından yapılmış ve her iki yüzü işlenmiş olan bu balta Alt Paleolitik dönemin Şel Aşölyen evresine tarihlenmiştir.

 

Urla’nın en eski yerleşim yerlerinden ve dahi balıkçı köylerinden birisi olan Özbek, 15. yüzyıl sonlarında Urla çevresindeki yaya çiftlikleri içerisinde bulunmaktadır. 19. yüzyıl sonlarında, harabe halinde de olsa birer iskân yeri özelliğini koruyan yerlerin önemli bir kısmı bu çiftlikler olmuştur.

 

1826 sonralarında hukuki özelliklerini de yitiren bu yerleşimlerden kimisi iyice kalabalıklaşmış ve ayrı bir iskan yeri haline gelmiştir. Yörük nüfusun ağırlıklı olduğu bir Türk köyü olan Özbek’te, 10 Haziran 1831 tarihinde yapılan Müslüman nüfus sayımında 94 hane ve 219 kişi mevcuttur. Geçmişte “Yalı Köyleri” olarak bilinen üç köy (Kocadere, Denizli ve Güvendik) nedeniyle”Yalı Köyleri Yarımadası” olarak adlandırılan yarımadanın Gülbahçe Körfezine bakan kısmında kalan Özbek, Rumlar tarafından “Zubeki” olarak isimlendirilen bir Türk köyüdür. 1927-1928 yılı Vilayet Salnâme- si’ne göre Özbek nüfusunun 340’ı erkek ve 336’sı kadın olmak üzere toplam 676 olduğu öğrenilmektedir. Ayrıca bu yıllardaki hane sayısı 430’dur.

Köyün önemli geçim kaynaklarından biri olan balıkçılık, Özbek Su Ürünleri Kooperatifi’nin kurulmasını sağlamıştır. Köyün limanında yapılan mezatta her sabah saat 12.00’de balık kantosu yapılmaktadır. Köyü erken saatlerde ziyaret eden misafirler, denizden yeni çıkmış balıkları satın alma fırsatı yakalarken bir yandan da mezat heyecanına ortak Yıllardır balıkçılık ve zeytincilik ile geçinen Özbek’te ayrıca “Geleneksel Deniz ve Deniz Ürünleri Şenliği” yapılıyor. Şenlikte yerli halkın yıllardır kendileri için hazırladıkları az bilinen geleneksel deniz mahsulleri ve onlarla yarattıkları lezzetler tanıtılıyor.

 

Yörede zeytincilik ve balıkçılığın dışında azda olsa küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık, arıcılık ve kümes hayvancılığı da yapılıyor. Yöredeki tarlalarda yetişen sebzeler; zeytin, ceviz, badem, erik, armut, mandalina ve portakal gibi ağaçların meyveleri ve yumurta, peynir gibi hayvan ürünleri köyün meydanında bulunan üretici tezgahlarında bulunabilir. 

Asırlık ağaçlarla çevrili köy merkezi, Şeyh Ahmet Camii, kahvehaneler, restoranlar ve üretici tezgahlanyla birlikte özellikle hafta sonları ziyaretçi akınına uğrayan keyifli bir lokasyon oluşturmaktadır. Eskiden “Yuvaca” ismiyle bilinen köyde yaşayanlar hastalıktan ya da denize yakın olması sebebiyle köyün bugünkü merkezine göç etmişlerdir. Bugün eski köyün olduğu alanda asırlık bir çınar ağacı ve 1984 senesinde tamiri yapılmış bir çeşme yer almaktadır.

Çok sayıda çeşme, kuyu ve çamaşırhane bulunan Özbek Köyü’nde, suyun her dönem önemli olduğunu görüyoruz. Mimari dokusundan 15-16 yy. yapıları oldukları anlaşılan çamaşırhaneler, çeşmelerin yanında ve mahallelerin birleştiği noktalarda yer almaktadır. Böylece birden fazla mahallenin ihtiyacını karşılayan bu mekanlar aynı zamanda köylü kadınlarının iletişime geçebildikleri ortak bir mekan görevini de üstlenmiştir. Ortak kullanım alanlarından biri olan ve köyün merkezinde bulunan hamam da yine 16. yüzyıl Osmanlı mimarisinin izlerini taşımaktadır. Özbek Köyü’nün merkezinde yer alan ve aktif olduğu dönemde gündüzleri kadınların, akşamları ise erkeklerin kullanmış olduğu hamamda yapılan gelin hamamı ritüeli, hamam işlevini yitirene kadar devam etmiştir. Kına gecesinin sabahında yapılan gelin hamamı geleneğinde ut çalan bir kadının başı çektiği gelin alayı, gelini evinden alarak şarkılar eşliğinde hamama götürün Bu alay sırasında gelinin sağında ve solunda, gelin ve damadın yengeleri bulunur, gelin ise nazardan korunmak için yüzünü şemsiye ile örter. O dönemde “yenge” olan kadınlar büyük öneme sahiptirler ve düğün törenleri onların yönlendirmesiyle gerçekleşir. Özbekli kadınlar kendilerini bir araya getiren ve sosyalleşmelerini sağlayan hamam kültürünü ve hamamda doğmuş olan gelenek ve göreneklerini devam ettirmek istedikleri için günümüzde de nakli tepsisi, kına gecesi, keşkek yemeği, gelin gezdirme gibi geleneklerini devam ettiriyorlar. Düğün geleneklerinin gelin hamamı ritüeli ile tamamlanabilmesi için Belediyemiz tarafından metruk durumdaki tarihi köy hamamı restore edilerek tekrar köylüye kazandırılmıştır.

 

Köyün ortasından geçen derenin hemen yanında hamam, çamaşırhane ve Il. Mahmut döneminde yapılmış olan 1832 tarihli bir çeşme bulunmaktadır. Yenipınar Çeşmesi olarak bilinen çeşme, Hacı Ahmed tarafından yaptırılmıştır. Köydeki kitabesiz çeşmelerin yanı sıra köyün merkezinde yine Hacı Ahmed tarafından yaptırılan, Kahvepınar Çeşmesi olarak bilinen 1825 tarihli bir başka çeşme daha yer almaktadır. Derenin üzerinde yeni restore edilmiş iki körü bulunmaktadır. Yürüyüşü seven konuklarımız köyün güneybatısında bir tepe üzerinde, bugün yarıya kadar yıkılmış durumdaki yel değirmenini de ziyaret edebilir.

Köye ulaşım, Urla’dan Özbek’e giden otobüs seferleri ve minibüsler ile sağlanmaktadır

Köyün çevresinde ve özellikle Urla merkezde çok sayıda konaklama yapabileceğiniz işletmeler bulunmaktadır. Bunun yanı sıra köyde ev pansiyonculuğu da yapılmaktadır.

Balıkçılığın yoğun olarak yapıldığı Özbek, limanında yer alan balık restoranlarıyla ünlüdür. Geçmişten günümüze deniz ürünlerini en iyi işleyen köylerimizden birisidir. Bunun yanı sıra köy merkezinde Özbek mutfağının ünlü keşkeği başta olmak üzere ot yemekleri, salyangoz yemeği gibi birbirinden leziz yemekleri tadabileceğiniz veya bir kahve molası verebileceğiniz işletmeler mevcut. Köy meydanında yer alan ve yaz aylarında her gün kış aylarında ise sadece hafta sonları günleri satış yapan üretici stantlarından yöreye özgü ürün bulmak mümkün.

Muhtarlık İletişim

Urla Ot Bayramı Mart Dokuzu

Baharın gelişi ve günümüzde geleneksel yemek kültürünün kaybolmaya yüz tutması üzerine geleneksel beslenmeyi, iyi ve temiz gıdayı öne çıkarmak amacıyla Özbek’te mart ayında, “Geleneksel Urla Mart Dokuzu Ot Bayramı” düzenlenmektedir. Ot çeşitliliği ve varlığı açısından çok zengin bir yer olan Urla’da düzenlenen bu etkinlik iki gün sürüyor. İlk gün geleneksel beslenme ve gastronomiye ilişkin seminerlerin ve Urla’nın tarihi ve turistik yerlerinin gezildiği etkinliğin ikinci gününde tarla alanlarına gidilerek ot toplanıyor. Çok az bilinen otların keşfedildiği “ot avı” etkinliğinde, katılımcılara Özbekli kadınlar ve bölgesel otlar üzerinde uzman kişiler rehberlik ediyor. 

Özbek’te Deniz ve Plajlar

Özbek bir sahil köyü olduğundan denize girilebilecek alanları da oldukça fazla. Akkum Plajı, Maksut Plajı, Eğriliman Plajı, Tarım Bakanlığı Kampı Özbekte denize girilebilecek güzel ve temiz plajlardır. Çaka Bey döneminden bugüne denizcilerin uğrak mekan’ olan Özbek’te, sadece tekneyle ya da uzunca bir dağ yolu ile ulaşabileceğiniz “Gemi Yatağı” diye bilinen bir koyda eski bir yapı bulunmaktadır. Halk arasında “Manastır” olarak bilinen yer, zorlu bir yürüyüşü seven konuklarını bekliyor.

Özbek Ekosistem Paydaşları

Deniz & Su Plaj Rekreasyon Alanı - Park Turizm

ÖZBEK AKKUM HALK PLAJI

Özbek, 6076. Sk. No:72/A, 35430 Urla/İzmir, Türkiye

Cafe & Restoran Gastronomi

Akın Balık

Özbek, Egemenlik, 6077. Sk. No:16, 35430 Urla/İzmir, Turkey