KADIOVACIK

2012 yılında muhtar ve köy halkı, köylerindeki doğal hayatı sürdürmek, çevreyi korumak ve karbon salınımı düşürmek için çalışmalarına başlamış, CDP’ye (Carbon Disclosure Project) kayıt olan dünyadaki en ufak ölçekli bir başka deyişle karbon ayak izini ilk hesaplayan, takip eden ve düşürmeye çalışan köy olmuştur.

Bereketli ovalarına serilmiş tarım arazileri ve yemyeşil dağlarının eteklerine yerleşmiş mimarisiyle eski bir Türk köyü olan ve Urfa’nın yaklaşık 25 km batısında yer alan Kadıovacık, Çeşme-Ildırı yol güzergahında yer almaktadır. Nüfusunun büyük çoğunluğu Yörüklerden oluşmaktadır. Kadının oturduğu köylere veya çevresine bu ismin verilmesi olağan olduğundan, Kadıovacık’ın bir kadı köyü olduğu anlaşılmaktadır.

 

15. yüzyıl sonlarında Urla çevresindeki yaya çiftlikleri içerisinde Kadıovacıkta bulunmaktadır. 19. yüzyıl sonlarında, harabe halinde de olsa birer iskan yeri özelliğini koruyan yerler-in önemli bir kısmı bu çiftlikler olmuştur. 1826 sonralarında hukuki özelliklerini de yitiren bu yerleşimlerden kimisi iyice kalabalıklaşmış ve ayrı bir iskân yeri haline gelmiştir. Bugün küçük bir köy olan Kadıovacık’ın, 1927-1928 yılı Vilayet Salnâmesi’ne göre Barbaros Nahiyesine bağlı iken nüfusunun 112’si erkek ve 123’ü kadın olmak üzere toplam 235 olduğu öğrenilmektedir. Ayrıca bu yıllardaki hane sayısı 60’tır.

 

Türkiye’de karbon ayak izini ölçen ve her sene karbon salınımını azaltan köy olarak dünya literatürüne giren Kadıovacık Köyü, dünyanın en çevreci köyü olma özelliğini taşımaktadır.

Köyün hemen girişinde misafirleri karşılayan yarım bir değirmen bulunmaktadır. Rivayete göre; eşi ve çocuğu ile köye gelen bir yabancı, değirmencilik yapmak ister. Bu nedenle yolu ve rüzgarı hesaplayarak bugünkü değirmenin inşasına başlar. Dağdan topladığı taşlar ile değirmenin yarısını ören adama karısı da yardım etmekte-dir. Bir gün yine değirmende çalışırken çocuklarının kaybolduğunu fark ederler. Çocuklarının cansız bedeni-ni yakındaki gölette bulan çiftin hayatı kararır ve bir süre sonra köyü terk ederler. Bugün yıkılmış gibi görünen değirmen yaşanan bu üzücü olay nedeniyle tamamlanmamış ve “yarım değirmen” olarak günümüze kadar gelmiştir. 

 

Bahsi geçen değirmenden ilerleyince ev olarak kullanılan eski bir okul karşımıza çıkmaktadır. Okulun devamında ise kahvehanesi, camii ve ürün satış tezgahlarıyla sevimli bir meydan sizi buyur eder. Köyün iç kısımları eski taş evleri ile açık hava müzesi gibidir. Ziyaretiniz sırasında keyifli sohbetlerin gerçekleştiği avlulardan duyacağınız şen kahkahalar ve kapıları dar sokaklarla buluşan taş evlerin seyri siz-leri keyifli bir hayale götürebilir. 

Tarım arazilerini sulamak amacıyla oluşturulan yapay gölün yeşilinde huzur bulmak istiyorsanız meydanın kuzeyinde yer alan seyir alanında soluklanabilirsiniz. Seyir alanının kuzeybatısında yer alan, kuyular bölgesi olarak bilinen ve bir su kanalının etrafında konumlanmış su kuyuları ziyaret edebilirsiniz. Kazanların ismi ile anılan bu kuyuların en ünlüsü Halil Dede Kuyu’sudur. Bu kuyuda gelin kızların kına yıkama ritüelleri yapılmaktadır. At sırtında ya da yayan kuyu başına getirilen gelinin kınalı eli yıkanır. Ardından bereket getirmesi için gelinin elinden su içilir. Özellikle bekarların evlenmek isteğiyle bu sudan içtiği bilinmektedir. 

 

Köylüler bu gelenekleri bugün de devam ettirmektedir. Yolunuz Çeşme’ye uzanacaksa şayet bu köyden geçen yolu seçebilirsiniz zira çok keyifli bir mola yaşayacağınızı hatırlatmak isteriz. 

Köye ulaşım, Urla’dan Barbaros’a giderken köyden geçen otobüs seferleri ile sağlanmaktadır. 

Köyün çevresinde ve özellikle Urla merkezde çok sayıda konaklama yapabileceğiniz işletmeler bulunmaktadır. 

Yol kenarında sıralanan ve tamamen Yarımadaya özgü ürünlerin yer aldığı tezgahlardan alışveriş yapabilir, ailecek kır kahvesinde vakit geçirebilirsiniz. 

Dünyada Karbon Ayak izi”Sıfır”Olan İlk Köy

2012 yılında muhtar ve köy halkı, köylerindeki doğal hayatı sürdürmek, çevreyi korumak ve karbon salınımı düşürmek için çalışmalarına başlamış, CDP’ye [Carbon Disclosure Project) kayıt olan dünyadaki en ufak ölçekli bir başka deyişle karbon ayak izini ilk hesaplayan, takip eden ve düşürmeye çalışan köy olmuştur. 

2012 yılında muhtar ve köy halkı, köylerindeki doğal hayatı sürdürmek, çevreyi korumak ve karbon salınımı düşürmek için çalışmalarına başlamış, CDP’ye [Carbon Disclosure Project) kayıt olan dünyadaki en ufak ölçekli bir başka deyişle karbon ayak izini ilk hesaplayan, takip eden ve düşürmeye çalışan köy olmuştur. Köylüler ilk iş olarak köylerindeki tüm traktör ve arabanın envanteri çıkarmıştır. Ne kadar benzin ve mazot kullanıldığı hesaplanmış, hayvan dışkısı da dahil, evlerde yakılan kömür ve odun incelenmiştir. Köyün yıllık yaydığı karbon emisyon miktarı belirlenmiş ve bunun neticesinde 100 bin ağaç dikerek bir orman oluşturulmuştur. Güneş enerjisi panelleri, yağmur hasadı için yapılan su kuyusu, köye içme suyu sağlayan köy çeşmesi, köyün ağaçlandırılmasından sonra köylüler led ampule geçmiş, köy içinde üç tekerlekli elektrikli bisiklet kullanmaya başlamıştır. Tüm bu önemli ve emek isteyen çalışmalar neticesinde Kadıovacık, Türkiye’de gerçekten temiz nefes alabileceğiniz tek yer.

KADIOVACIK Ekosistem Paydaşları

Bilim & Teknoloji Eğitim

Yapı Biyolojisi Enstitüsü

Kadıovacık, 9501. Sk. no 4/3, 35430 Urla/İzmir, Turkey

Tarım

S.S. Barbaros Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi

Barbaros, 7026. Sokak no19, Urla/İzmir, Türkiye